Fraksiyon Nedir?
Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda, yerel yönetimlerde, çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup, bölüntü.
Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda, yerel yönetimlerde, çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup, bölüntü.
Yüce Divan; Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu üyeleri, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyeleri, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcı vekilleri, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerinin görevleriyle ilgili suçlarından dolayı yargılamaya yetkili yüksek mahkemedir. Anayasa’nın 148. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Yüce Divan sıfatını Anayasa Mahkemesi kullanır ve gerektiğinde […]
Sudan’daki durum Suriye için de geçerli. Baskı her zaman geri teper. Ama Suriye’nin farkı orada yönetimin zaten azınlık durumunda olmasından kaynaklanıyor. Rejimin sağlam bir ideolojisi bile yok. Baasçılık çok geride kaldı. İşin esası ABD ve Sovyetlerin bölgede İsrail’in güvenliği için zayıf iktidarlar istemesinde yatıyordu. Siyonizme gerçek tehdit oluşturan İslami hareketleri bastıran zayıf iktidarlar. Yani Mısır, […]
Sudan’ın bölünme süreci aslında baskıcı siyasetlerin nasıl başarısız olduğunun göstergesidir. Ben başından beri Güney Sudan’da yaşayan Hıristiyan kesimle diyalog taraftarıydım. Sorunların silahla çözülemeyeceğini anlatmaya çalıştım. Ama maalesef Ömer el-Beşîr problemleri oturup konuşmak yerine askeri yöntemlerde ısrar etti. Beşîr, diğer Arap Diktatörleri gibi davrandı. Darfur’da katliam yaparak, Güney Sudan’daki Hıristiyanlarla savaşarak Sudan’ı emperyalizmin kucağına itti. Başından […]
Özelde İslamcıların genel olarak ta bölgemizdeki tüm kesimlerin problemlere somut önerilerinin ve programlarının olmayışıdır. Despotlar gittikten sonra nasıl bir medeniyet perspektifi ve bilincimiz olmalı? Nasıl bir kadın, ekonomi, tarım, insan hakları ve siyaset fıkhımız olmalı? Bu sorular üzerine altı dolu cevaplar verilebilmiş değil. Bu da Arap toplumlarının olgunlaşmasıyla ilgili bir durumdur. Tüm kesimlerin ortak katılımıyla […]
Arap ülkelerinde hüküm süren iktidarların istisnasız hepsi küresel güçlerin desteğiyle koltuklarında oturuyorlar. Neden? Çünkü küresel efendilerine ülkelerinin yer altı ve yerüstü zenginliklerini pazarlıyorlar. Bunun karşılığında da kendi kasalarını dolduruyorlar. Bin Ali ve Mübarek bunun en güzel örneğiydi. Milyarlarca doları kendi ceplerine indirmekten çekinmediler. İnsanlar açlıktan kıvranırken bu yöneticiler zevkü sefa sürdüler. Bu yöneticiler ya Tunus […]
İslami hareketler etnik temellendirmelerden kaçınmalı ve evrensel söylemler geliştirmeliler. Türk, Arap gibi kimlikleri aşmalıyız. Öncelikle tüm insanlığı muhatap alan bir dil geliştirmeliyiz. Müslüman olmayanları da kuşatabilecek bir merhamet ve perspektife sahip olabilmeliyiz. İslami hareketler ikinci olarak artık bir araya gelebilmeliler. Her cemaat kendi içinde şurâyı gerçekleştirmek zorunda. Sonra da diğer İslami hareketlerle bir araya gelip […]
Müslümanlar kendilerine verilmiş olan büyük bir nimetin üzerinde oturuyorlar ama bundan habersizler. Bir hazinenin üstünde oturup açlıktan ölen insanlar gibiler. Nedir bu nimet? İslam’ın değerleri ve ahlakı tabi. Bu değerler ve ahlaklar manzumesini İslam şeriatı çeşitli sembollerle ebedileştirmiştir. Müslümanlar ise bu sembollerin zahiri kalıplarına yoğunlaşıp ifade ettikleri anlamları ise unutmuşlardır. “Dinin Şiarları” isimli eserimde ben […]
Hani neredeyse izleri bütün dinlerde aranıp bulunabilecek olan ‘7 Ölümcül Günah’ı hatırlayalım önce; sonra da Mahatma Gandi’nin bu yedi günahı modern dünyaya nasıl uyarladığına bakalım… İşe yarayabilir… Brecht ve Kurt Weill’in ünlü eserleri ‘DiesiebenTodsünden der Kleinburger’ (Küçük Burjuvanın Yedi Ölümcül Günahı) adlı oyunda da dile getirdiklerive işlenmesi halinde bağışlanmanın pek mümkün olamayacağı yedi hal şöyle […]
1. İlkesiz siyaset, 2. Emeksiz zenginlik, 3. Vicdansız haz, 4. Kişiliksiz bilgi, 5. Ahlaksız ticaret, 6. İnsaniyetsiz (İrfansız) ilim, 7. Özverisiz ibadet… Kaynak:Ali Saydam’ın 01 Temmuz 2011 Cuma günü Akşam Gazetesi’nde yayımlanan “Bunlar ‘İç Tüzük’te yazmıyor…” makalesinden derlenmiştir.
Son yorumlar